Röportaj – BIÇAK SERİLERİNİN “ÜRETİMİ”

Prof. Gerlach - via4 Design

Proje: Prof. Thomas Gerlach ile özel işbirliği - Bıçak serilerinin “üretimi”.

1. Sn. Gerlach, Fissler için üç yeni bıçak serisi tasarladınız - profession, perfection ve passion. Peki siz kendiniz de normal hayatta yemek pişiriyor musunuz?
Hem evet hem hayır. Ailemin Möhnesee üzerinde bir restoranları vardı ve yaklaşık 10 aşçı çalışmaktaydı. Çocukken mutfakta vakit geçirmekten hoşlanırdım ve bazen aşçılar kendilerine yardım etmeme izin verirlerdi. Aşçıların çoğunun bıçaklarına kutsal bir alet gibi davrandıklarını gördüm. Pek çoğunun kendi özel bıçak setleri vardı. Ancak bir yetişkin olarak pratikte yemek pişirme olayına çok fazla girmedim ve bu da beni daha çok bir yemek pişirme teorisyeni yaptı (güler). Ancak karım harika bir aşçıdır ve seyahatte olduğumuz zaman yakınımızda olan hiç bir iyi restoranı kaçırmayız.



2. Ancak pratikte ünlü bir tasarımcısınız. Fissler ile işbirliği nasıl gelişti?

Fissler ile belirli bir süredir beraber çalışıyoruz. İlk ortak projemiz Magic Line mutfak gereçleridir ve en yakın zamandaki projemiz ise bütün tava serisinin tamamen yeniden lansmanı ile ilgilidir. Bu proje, her tavanın her pişirme yöntemi için uygun olmadığı fikri üzerine kuruludur. Biz müşterilere, bazı net tasarım unsurları üzerine dayalı bir görsel fikir vermek istedik. Burada amaç, hangi tavanın hangi amaç için üretildiğinin daha kolay anlaşılmasını sağlamak.


3. Bıçak tasarımı yapmak sizin için yeni bir şey midir?
Evet. Aynen Fissler’in bıçak tasarımına mevcut bakış açısıyla yeni adım atmış olması gibi bu da benim bıçak tasarımı konusunda ilk çalışmamdı. Fissler ile birlikte daha önce bilmediğimiz bir alana giriyor olduğumuz gerçeği projeye olan heyecanımı bir kat daha arttırdı.


4. Bıçak tasarımı konusunda özellikle önemli olan nedir?
İlk önce  ürün ve tasarımı için bir hikaye geliştiriyoruz. Bizim hikayemiz şuydu: keskinliği gözle kolayca görülür kılmak istedik. Bu amaçla, bir bıçağın bizim hikayemizle alakalı olabilecek özelliklerini belirlemek üzere yola çıktık- ve keskinliği, görsel çekiciliği ve dengeyi önemli unsurlar olarak belirledik. Bu bağlamda, bir Fissler bıçağının keskin ötesi olması gerekliydi – çünkü zaten müşteriler her bıçağın keskin olmasını beklerler. Bizim bıçağımız da keskin olmalı ve elin içinde rahat bir şekilde tutulabilmeliydi.

Ancak bundan sonra hedef kitleyi tespit edip her hedef kitle için tasarım önceliklerini belirliyoruz. Profession serisindeki bir bıçak, fonksiyonel ve grafik unsurları ile, neredeyse profesyonel aşçılara hitap eden bir obje haline gelmiştir. Passion serisindeki bıçakları, günlük kullanım için en popüler bıçaklar haline getirecek şekilde kendi sakin ve organik formları ile sunmayı tercih ettik. Perfection bıçakları için ise, yenilikçiliği ön planda tuttuk. Tutacağın içinde bulunan dönen parça neredeyse bir sanat eseri. Yaşam stillerine önem veren herkesin Perfection’ı seveceğini düşünüyoruz.


5. Tasarımcı çalışmasına belirli bir tür bıçak ile mi başlamakta?
Eğer bütün halinde bir bıçak serisi tasarlıyorsanız, önce temel ürünler ile başlarsınız – yani büyük şef bıçağı, diğer ise ufak soyma bıçağıdır. Diğer ürünler bunların arasında bulunmaktadır. Bu noktada önemli olan sizin tasarım konseptini ve hedef kitleyi belirlemiş olmanız. Bu sayede gitmek istediğiniz yön hakkında bir fikriniz olacaktır.


6. Bir uzman birinci sınıf bir bıçağı nasıl ayırt edebilmektedir?
Burada kilit nokta bıçağın dengesi ve bıçak kenarının esnekliğidir. Bıçak elinize ne kadar iyi oturmaktadır? Profesyonellerin bıçağı tutuş şekli amatör bir aşçının tutuş şeklinden daha farklıdır- daha öne doğru ve denge merkezinin daha ortasında. Bir profesyonel kelimenin tam anlamıyla birinci sınıf bir bıçağı hissedebilir. Örneğin bir et bıçağının kenarı o kadar esnektir ki kolayca kemiğin yanından kayıp gidebilir.


7. Peki bir tüketici birinci sınıf bir bıçağı nasıl ayırt edebilir?
Burada işin sırrı bıçağın genel aurasında ve yukarıda belirtilen şekilde bıçağın dengesindedir. Bir bıçağın aurası onun marka, ürün, kalite ve satış mesajının özgün kombinasyonundan doğar. Hepsi birbiri ile bağlantılıdır. Eğer tüketici markaya güveniyorsa ürüne karşı olumlu bir tavrı olacaktır. Eğer ürünün kalitesi iyi ise, bunun marka üzerinde olumlu bir etkisi olacaktır. Eğer satış temsilcisi iyi bilgilendirilmiş ve ürünün iyi olduğu konusunda ikna edilmiş ise, o zaman tüketicinin ilgisini çekmeyi başarabilir. Yani toplam paketin iyi olması gereklidir.

Ürün kalitesi bağlamında, Fissler kesinlikle en yüksek standartlara sahiptir. Tabii ki bu hem ürün hem de müşteri için iyi bir şeydir. Örneğin Fissler’in Profession serisinde kare şeklindeki perçinler görüntüyü güçlendirmekle kalmaz ancak aynı zamanda kaliteye de katkı sağlamaktadır. Bu perçinler sonradan yerleştirilmek yerine tamamen dökme oldukları için, zamanla gevşemezler ve sap ve tutacak parçalarının birbirine daha iyi tutunmasını sağlarlar. Tüketiciler genelde karmaşık fikirleri bir ürün ile bağdaştırmayı severler. Örneğin şu şekilde düşünebilirler: “sofistike bir şekilde üretilmiş, pahalı ve yüksek kaliteli- bu yüzden de birinci sınıf bir ürün”. Fissler kendi ürünlerini rakiplerinkilerden ayırt etmek için bu felsefeyi baz almaktadır.


Günümüzde tüketiciler çok bilinçli ve üzerinde birinci sınıf yazan her ürünün birinci sınıf olmadığının farkındalar. İşte bu sebeple tüketiciler bir ürünü almadan önce onu test istemekteler. Örneğin bıçaklar söz konusu olduğunda, bıçakların keskinliğini test edebilirler. (Ancak bu görecelidir. Bıçak almadan önce bir müşterinin, uzun süre ilave bakıma gerek kalmadan sürekli keskin kalabilecek keskin bir bıçak isteyip istemediğine karar vermesi gerekir)

8. Bu üç farklı bıçak serisinin tasarım konseptleri birbirinden ne ölçüde farklıdır?
Şüphesiz ki hepsinin ortak bir yönü var: Hepsi birinci sınıf kategorisinde.

Birinci sınıf kategorisinin üst kesiminde ürüne olan toplan inanç kilit noktadır: “Sev ya da terk et”. İki seri-profession ve perfection serileri- birbirinden ayrı kutuplardadır ve zaten böyle olması istenmiştir.

Profession, doğuştan yaratıcı olan ve hayatlarında güzel şeylere sahip olmak isteyen ve ürünü çok dikkatli şekilde inceleyen kişiler içindir. Profession marka bıçak arketipik bir bıçağa çok yakındır. Sıra dışıdır ve her zaman için kullanıcının elindedir, yüksek malzeme yoğunluğu sebebi ile çok çarpıcıdır ve keserken daha net şekilde kontrol edilebilir. En yüksek kalite ile sunulan incelikli estetiği özellikle sadeciliği sevenlere ve tabii ki profesyonellere hitap etmektedir.

Prestije önem veren insanlar üst sınıf  hayat tarzını ortaya koyan ürünler ile çevrelenmiş olmayı severler. Onlar her şeyin mümkün olduğunca “mükemmel” olmasını isterler. Sade estetiği ile Perfection serisi, tam olarak onlar içindir.

Passion serisini ise birinci sınıf segmentinin diğer ucunda görmekteyiz. Bu serinin bıçakları da özgün bir tasarıma ancak daha organik bir görünüme sahiptirler ve bu sebeple daha sıcak ve sevimli durmaktadırlar. Passion serisi bıçaklar profession veya perfection serisi bıçaklar gibi zıt uçlarda değillerdir ancak genelde insanlar kendilerini bu ürünlerle özdeşleştirirler.


9. Farklı bıçak serilerini geliştirirken bunlar için olan hedef kitleleri göz önünde bulunduruyor musunuz? yoksa bu ürünler geliştirildikten sonra mı bu kitlelere hedeflenmekte?

Firmam via4 Design’ın kavramsal yaklaşımı ile uyumlu olarak ilk önce ürün konumlandırmasını analiz ederek işimize başlıyoruz. Markanın genel anlamda konumlandırılması burada kilit nokta ve ürünlerin her birinin konumlandırılması bunun bir parçası. Müşteri ile işbirliği içerisinde, her bir hedef kitleyi mümkün olduğunca detaylı şekilde inceliyoruz. Tabii ki her zaman için önce ürettiğimiz fikirlerin genel anlamda Fissler marka imajı ile uyumlu olduğundan emin olmamız gerekir. Diğer bir deyişle hedef kitle tanımlaması ve kurumsal konumlandırma birlikte ele alınmaktadır.

Her ürün geliştirme süreci için bir şeyin kesinlikle netleştirilmesi gereklidir: Ürünün mükemmel olması gereklidir, aksi taktirde markaya- ve burada çok değerli Fissler markasına- zarar verme riski mevcuttur. Fissler için bir diğer ön şart da bıçak serilerinin tasarım konseptinin tüm dünyada çalışıyor olmasıdır.

10. Form fonksiyondan sonra gelir – Fonksiyonellik, hem Fissler hem de müşteri için önemli rol oynamaktadır. “Form duygudan sonra gelir” şeklindeki inancınızı Fissler’in fonksiyonellik standartları ile nasıl birleştirdiniz?
Bu günümüzde çok kolay bir konudur. İnsanlar çalışmayacak bir ürünü satın almayacaklardır. Bu da "tasarım ve fonksiyonellik” ile ilgili tartışmanın artık gerekli olmadığı anlamına gelmektedir. Ancak tasarımdan kaynaklanan duygusallık aynı zamanda faydalı da olabilmektedir. Bu sebeple form hedef kitlenin duygusal tetiklenmesi anlamında bir etkiye sahiptir.                    

11. Fikrin oluşmasından ürünün ortaya çıkmasına kadar bıçak tasarlama süreci ne kadar sürmektedir? Süreçteki en önemli adımlar nelerdir?


Tasarım konusunda Fissler ile bir uzlaşmaya varmamız çok fazla vaktimizi almadı. Tasarım süreci toplam ürün geliştirme sürecinin yaklaşık %20’sini almıştır. Normalde ürün gamına bağlı olarak bir yıl kadar sürebilmektedir. Klasik sıralama şu şekildedir: önce hedef grupları belirleriz. Bu sürecin başında sadece olayın özüne inebilmek için farklı bıçaklar denedik. Sonra ilk tasarım önerileri yapıldı. Bunlardan bazılarına karar verdikten sonra köpükten modeller hazırladık. Bunları alçı prototipler izledi. Sürecin tamamı bilgisayar desteğinde gerçekleşmekte ancak aynı zamanda ciddi oranda el becerisi ve örneğin öğütme gibi teknik bilgi gerektiriyor. Tamamen yeni bir ürün geliştirilirken zaman zaman doğal olarak bazı problemler ortaya çıkıyor. Her şey ilk başta öngörülen şekilde uygulanamayabiliyor. Böyle olduğu zaman da, ürünün karakterini değiştirmeksizin sadece tasarıma yapılan değişiklikler ile ne tür problemlerin ortadan kaldırılabileceğini hesaplamak durumunda oluyorsunuz.

Fissler için bıçak serilerinin üretiminde, örneğin, bazı yeni üretim ekipmanları gerekli olmuştu. Bir proje ile ilgili bu tür detaylar ilgi çekici olabiliyor ve size ilave motivasyon sağlıyor.


12. Hangi özellikleri bu üç bıçak serisini özellikle kullanıcı dostu yapmakta?
Kullanıcı için bir artı, her üç bıçağın da aşırı keskin olması ve bu da özel cilalama sürecinin bir sonucu. Bu, bıçakların kolay ve güvenli şekilde kullanabilmesini sağlamakta. Diğer yandan keskin bıçakları kullanmak körelmiş bıçakları kullanmaktan çok daha güvenlidir Körelmiş bıçaklar ile kesim işlemi için çok fazla güç sarf edilmesi gereklidir ve bu durumda eliniz çok daha kolay kayabilir ve bu sebeple yaralanma riski daha fazladır. Fissler bıçakları çok uzun süre keskin kalabilmektedir ve bileme çeliği kullanılarak kolayca yeniden keskinleştirilebilmektedirler. Ürünlerin bir diğer kullanıcı-dostu özelliği de tüm bıçakların mükemmel ve çok kolay şekilde temizlenebilmesidir.

Ürün serileri aynı zamanda çok basit bir şekilde yapılandırılmıştır ve bu sayede çok sıradan bir aşçı bile hangi bıçağın hangi amaca yönelik olduğunu kolayca söyleyebilmektedir. Ancak sıra dışı lezzetleri seven ihtiraslı aşçılar bile bu seride kendileri için özel bir ürün bulacaklardır. Örneğin Profession Nakiri bıçağı.


13. Peki tasarımlar da uygulama testlerinden geçti mi?

Uygulama testlerini bir profesyonel şefin yardımı ile gerçekleştirdik. Fissler ile diğer alanlarda da işbirlikleri bulunan Armin Auer bıçakları gerçek koşullar altında test etti. Kendisi, diğer pek çok profesyonel şef gibi, Profession Serisini tercih etti.


14. Yeni bıçak serileri için hangi malzemeleri kullandınız? Malzeme seçiminde siz de bulundunuz mu?
Krom molibden çelik, plastik > Detayları Sn. Reining ve Sn. Somerlik’ten alabilirsiniz. Kalıcı keskinlik ve kolay bileme arasındaki ideal dengeyi bulmak.
    Yoğun araştırma / Yatay kesitlerin iyileştirilmesi.

15. Tasarım bittiğinde sizin işiniz de bitmiş mi oldu yoksa üretim sürecinde de mi yer aldınız?

Benim işim ağırlıklı olarak tasarım aşamasında sona erdi. Ancak, proje grubunun toplantılarında yer almaya devam ettim ve Fissler’e danışmanlık hizmeti verdim. Her ne kadar ender olsa da, bir tasarım fikrinden gerçek bir ürün ortaya çıkartma aşamasında zorluklarla karşılaşabiliyorsunuz. Eğer bu olursa, o zaman tasarımcılar, malzeme teknisyenleri ve malzeme mühendisleri en iyi çözümü bulabilmek için güçlerini birleştirirler. Fissler bıçaklarında ise, örneğin, tutacakların kalınlıklarının yeniden ayarlanması gerekmiştir.


16. Perfection ve Passion serilerine kırmızı nokta ödülü verilmiştir. Kırmızı Nokta gibi herkesin imrendiği bir ödülü kazanmış olmak nasıl bir duygu sizce?
Kariyerim sırasında, 100’den fazla ödül kazandım. Kırmızı nokta ödülü kesinlikle dünyanın en iyi bilinen tasarım ödüllerinden. Kişisel olarak ödülleri o kadar önemli bulmuyorum. Ancak görüyorum ki müşterilerim bunları önemsiyor ve onları anlıyorum çünkü bağımsız bir ödül her zaman için tarafsız bir kaynak tarafından verilen bir konfirmasyonu temsil eder. Kişisel olarak Mutfak Yenilikçiliği Ödülünün konseptini beğeniyorum çünkü burada jüri hem tüketicilerden hem de uzmanlarda oluşmakta.

17. Bir ürünün tasarımı artık daha fazla sayıda tüketici için önemli bir rol oynamakta. Bu trendi nasıl açıklıyorsunuz? İyi bir tasarım müşterinin ürünü satın alma olasılığını arttır mı?
Buna karşılık olarak size bir soru sormak istiyorum: günümüzde tasarım ortaya koymayan herhangi bir günlük kullanım eşyası var mı? Benim gördüğüm kadarıyla çok az. Sadece mutfakta bile – ister ankastre ekipman, isterse çöp kovası olsun, her eşya tasarımdan nasibini almaktadır. Aslında çoğunlukla tasarım kendi içinde bir sondur ve fonksiyonu olumsuz etkilemektedir.

Bazı objeler ise gereksiz şekilde aşırı tasarlanmış durumda ve pazar sadeleşmeye doğru bir trend izlenmekte. Artık giderek daha fazla tüketici gereksiz olandan gerekli olana doğru kaymakta, bu eğilim hayatta kalma ile alakalı insan ihtiyaçlarında daha da büyük oranda olmaktadır. Ve tabii ki bunların arasında iyi bıçaklar da var. Eğer bir bıçak temel fonksiyonunu yerine getirirse, yani iyi keserse, ve Fissler bıçakları ile olduğu gibi uygulamada bıçağın ne kadar keskin olduğunu görebiliyorsanız, o zaman kendinize şöyle demeniz gerekir: “Bu tür bir tasarım, müşterinin onu satın alma eğilimini kesinlikle arttırır”.


18. Ödüllü Alman tasarımı defalarca taklit edilmiştir ve bu da üretici için büyük kayıplar anlamına gelmektedir. Giderek büyüyen taklit ürünler pazarından siz ne kadar etkilendiniz?
Kopya ürün problemini biliyorum. İmaj ve satış anlamında üreticilerin maruz kaldığı kayıplar çok rahatsız edici. Çoğu durumda “sadece başarılı olanlar taklit edilir” tezinin geçerli olduğuna inanıyorum ancak bu pek de rahatlatıcı değil. Bence kopyalardan tamamen kurtulmak mümkün değil. Benzer şekilde, ürün detayları, teknoloji ve kalite anlamında çıta ne kadar yüksek olursa, korsan üreticilerin de o ürünün üzerine atlama olasılıkları o kadar az olmakta. Fissler’in sunduğu yeni bıçakların önündeki engel ise çok büyük.


19. “Alman malı” ibaresi sizin için ne ifade ediyor?
Bence tasarımcının bakış açısı ile “alman yapımı” Almanya’da sahip olduğumuz teknik bilgi seviyesinin yükseltilmesi ve ortaya çıkan rekabet gücünün avantajlarından yararlanmak anlamına geliyor. Bu durumu yaratmak ve ortaya çıkan rekabet avantajını muhafaza etmek için, lokasyon anlamında Almanya’da uzun dönemli yatırımların yapılması gereklidir.


20. Sizin favori bir bıçağınız var mı?

Evet ekmek bıçağı. Aynı zamanda domates dilimlemek için de mükemmel. Domateslerin yüzey gerilimi kesilmelerini zorlaştırır ve bu da bıçak üreticileri için kabuslara yol açmaktadır.  (güler)

21. Bir sonraki tasarımınızın ne olmasını istersiniz?
Ürün gamını bir anlamda stabilize edecek ürünler üzerinde çalışmak isterim. Bunlar, arketipik özellikleri sebebiyle popüler olan ürünlerdir ve gereksiz özelliklere sahip değillerdir. Gördüğünüz üzere, özellikle basitleştirme trendini seviyorum. İşte bu yüzden bıçakların üzerinde çalışmayı çok sevdim, onlar günlük yaşamımızın bir parçası.

 
22. Özellikle hangi sanatçı ve tasarımcılar sizi etkiledi?
Her zaman kendi stilimi geliştirmeye ve kendi kimliğimi oturtmaya çalıştım. Bu sebeple diğer sanatçı veya tasarımcıların çalışmalarım üzerinde pek fazla etkisi olmadı. Bunun yerine, ilham bulmak adına, öğrencilerimle müzede bir sohbeti tercih ederim. Modern tasarım modern zamanlara ait uyarımlar gerektirir. İşte bu yüzden genç insanlarla işbirliğine önem veriyorum. Bu, sizi geleneksel kalıplardan kurtarır ve gözlerinizi yeni bir yaratıcılık için açar.


23. Stilinizi nasıl tarif edersiniz?

Benim stilim temel olarak müşteri ile yoğun bir diyalog ve ileri yönelik düşünme ile karakterizedir. Bir proje üzerinde çalışırken ekibim ve ben kendimizi müşterinin dünyasına sokarız. Başlangıç olarak önce firmayı tanımaya ve anlamaya çalışırız. Sonra hangi ürün veya fikirlerin firmayı ileri taşıyacağı üzerinde düşünürüz. Bir tasarımcının işi, kendi alanında uzman olan bir aktörün işine benzer. Bir rolü üstlenir ve üzerine kendi markasını vurur. Ne fazla ne de eksik. Bence bir müşteriyi bir tasarım fikrini kabul etmeye zorlamak önemlidir. Vurgulanması gereken her zaman için marka veya üründür. İşte bu sebeple kendimi “sınırlanmış bir tasarımcı” olarak görmekteyim.

24. Bize referanslarınızdan bahsedebilir misiniz?
Via4 Design, örneğin Deutsche Bank için “Max Blue” markasının tasarımını geliştirdi. Ayrıca Swarovski için yeni tema dünyaları ve Calw vilayeti için yeni bir kurumsal tasarım geliştirdik. Özellikle çok zorlu ve talepkar projeleri tamamladığımızda kendimle gurur duyuyorum. Mutfak gereçleri üreticisi olan Fissler yeni bir alana adım attığında ve ilk defa pazara sıfırdan kendi geliştirdiği bıçak serileri sürmeye karar verdiğinde, bu işte tam öyle bir zorlu ancak keyifli bir projeydi.


25. Sn. Gerlach, Fissler ile çalışma anlamında sizi en çok memnun eden şey ne oldu?
İşbirliğimiz tam anlamıyla profesyonel bir ruh ile gerçekleşti ve kalite arayışı ve güçlü kalma ön plandaydı. Fissler ana ürün grubu için çok yüksek kalite standartlarına sahip ve bu standartların yeni ürünlere de uygulanması gerekliydi. Ve bunun her zaman kolay olmayacağı da ortadaydı. Ancak Fissler’de birlikte çalıştığım insanlar çok yetenekliydi. Ve her ne kadar benim önerilerim bir çok kez onları şaşırtmış olsa da, her zaman için beni dinlemeye ve en iyi çözümü ortaya çıkartmaya istekli oldular. Bu da işbirliğimizi güçlendirdi ve beni çok etkiledi.


Professor Gerlach, bu ilginç röportaj için size çok teşekkür ederiz.

 




İLETİŞİM

Ürünlerimiz ile ilgili sorularınız, önerileriniz veya dilekleriniz var mı? Fissler Müşteri Hizmetleri size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır.

» iletişim

Bayİİ Arama